• 15 Nisan 2021 18:00

Tekaüt amiraller darbe peşinde!


Yine iyi sabrettiler. Askeri lise ve akademilerde başlayan en temel öğreti, hangi hal ve ahvalde darbe yapılır? Bu öğretiliyor, ardından da, siyasetçi, sivil bürokratların vatana ihanet ihtimallerinin yüksekliği anlatılıyor, bu ülkenin vatandaşları da sürü olarak betimleniyordu. 

Yani, yağ var, şeker var, un var haydi helva yapalım der gibi, bir öğreti halinde darbe alışkanlığı ve teamülü oluşturuldu. Yaşları ortalama 70 olan bu tekaüt generaller, oturmuş bir beleş subay gazinosuna, önlerinde açık çayı yudumlarken eski günleri yadetmişler. Muhtemelen 1971 12 Mart muhtırasında teğmendiler. Belki hatırı sayılır bir itibar görmediler ama bütün hınçlarını 12 Eylül Darbesinde almışlardır. 

28 Şubat'ta ise, adeta sürek avında olmuşlardır. Bilmiyorum, Çevik Bir denilen şahsın dümen suyunda olupta Sincan'da yürüyen tankları boğazda veya haliçte selamlamışlar mıydı? Fırkateynleri aynı anda selam kornasıyla katılıp, karada tank denizde biz varız demişler miydi?
Konuya dönersek,103 emekli amiral, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile ilgili sözlerinin sonrasında başlayan tartışmalar ile Deniz İkmal Komutanı Tuğamiral Mehmet Sarı’nın takke ve cübbe giydiği bir fotoğrafının basına yansımasına ilişkin ortak bir bildiri kaleme aldı.

Bildiride, Montrö'nün Türkiye’nin haklarını en iyi şekilde koruyan bir anlaşma olduğu kaydedilerek şu ifadelere yer verildi:

“Montrö; sadece Türk Boğazlarından geçişi düzenleyen bir sözleşme değil, Türkiye’ye İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki tam egemenlik haklarını geri kazandıran, Lozan Barış Antlaşmasını tamamlayan büyük bir diplomasi zaferidir. Montrö, Türkiye’nin II. Dünya Savaşında tarafsızlığını korumasına imkân yaratmıştır. Bu ve benzeri nedenlerle, Türkiye’nin bekasında önemli bir yer tutan Montrö Sözleşmesinin tartışma konusu yapılmasına/masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınılması gerektiği kanaatindeyiz.”

Tekaüt amiraller darbe peşinde!

Bildirinin özeti bu. Bu anlaşmalarla ilgili elbette düşünceni paylaşabilirsin. Konuyla ilgili kendine göre yanlış gördüğün hususlar hakkında görüşlerini kamuoyuyla paylaşabilirsin. İyi de muhterem tekaüt amiraller, 103 kişi olup bildiri yazmakta nedir ya? Hangi ara bir araya geldiniz, size kim okudu bu Montrö anlaşmasını? Bu bildiriyi kime yazdırdınız? Sıfır ihtimal olarak, diyelim ki bu ülkede darbe olsa, siz kendinize nasıl bir görev düşünüyor sunuz? 

Bir çuval iğne ilaçla ne yapacaksınız? Şu kadarını söyleyeyim, ne yazık ki, peygamber ocağı diye gördüğümüz asker ocağında eğitim ve öğretimde en temel yanlışlık, "Ülkenin sıkıntılı durumunda cumhuriyeti koruma ve kollama görevi" diye bir cümlelik tanım, darbe ve muhtıralara meşruiyet vermiştir. Ve bahis askeri akademilerde ders olarak okutulmuştur. 

Yaşları ortalama 70 dolaylarında olan 103 emekli amiral, bir bildiri yayınlamış. Muhtemelen bunların cezayi ehliyetleri de yoktur. Atsan atılmaz, tutsan tutulmaz. Bence bu tekaüt arkadaşlara subay gazinosu yasağı getirelim. Bu 103 tekaüt geri kalan ahir ömürleri boyunca subay gazinolarına giremesin. Bundan başka ne yapılır ki... Fetöyü içlerinde besleyip semizleten bunlar, PKK terör örgütünün kökünü kurutamayan bunlar. 

Bunlar, bunca başarısızlıklarına rağmen, bunca darbe muhtıranın aktörleri olmasına rağmen, Amerikan emperyalizminin oyuncağı olmalarına rağmen, bildiri yayınlıyor... Bunlara tek ceza vermek yeterli: Artık bu 103 tekaüt amiral Türkiye'nin hiçbir subay gazinosuna giremeyecek! Daha fazla ileri gitmeye gerek yok.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI