• 18 Nisan 2021 18:45

Darbeden referanduma bir ülke hikayesi...


 

Acayip bir milletiz. 6 ay önce darbe/işgal girişimiyle karşı karşıyaydık. Şimdi, demokratik bir uygulama için sandığa gitmeye hazırlanıyoruz.

 

6 ay önce “Yenikapı Ruhu” tabir edilen birlik beraberlik fotoğrafında AK Parti, CHP ve MHP yer alıyordu, şimdi CHP ruhsuzluğu tercih etmiş olmalı ki “hayır cephesinde” sirtaki yapacak. “Hayır Cephesi”; CHP, HDP ve SP’den oluşuyor. Saadet Partisinin Mustafa Kamalak ile başlayan savruluşu Temel Karamollaoğlu ile devam ediyor, demek ki…

 

15 Temmuz darbe/işgal girişiminde 245 yiğit şehit olmuş, yüzlerce yiğitte yaralanmıştı. Bu yiğit tabirimde kadınları ayırmadan ifade ediyorum. Hafızalarınızı yoklayın, Boğaziçi Köprüsünün üstünde tank ve tüfek namlularının önünde meydan okuyan yiğit kadın, kamyonetle vatansever taşıyan o çarşaflı yürekli kadın…

 

FETÖ’nün darbe kalkışmasının akabinde yüzlerce destan çıktı ortaya. Onlarca “Bedir Aslanlarına” öykünen kahramanlık hikayesi, Uhud’taki gibi şehitlerin efendisi onlarca Hamza vardı meydanlarda. Modern zamanların ve 21. Asrın en büyük kıyamı, direnişi ve Türk Milletinin tarihi birikimine uygun kahramanlığına şahit olduk, 15 Temmuz’da.

 

Hain generali alnının çatından vuran Ömer Halisdemir, bir hazreti Ali çatal yüreğindeydi. Bin yıldır bu toprakların hakimi Türk Milleti, 5 bin yıllık Oğuz Soyu 16 devletin nesliydi bu nesil… Orta Asya’dan kopup geldiğinde, önce Balkanlar, ardından Viyana’ya kadar uzanan bir Avrasya Devletinin banisiydi, ecdat dediklerimiz…

 

Büyük şair Nazım Hikmet’in dizelerinde dediği gibi:

 

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan

Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan

                               bu memleket, bizim.

 

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak

ve ipek bir halıya benziyen toprak,

                               bu cehennem, bu cennet bizim.

 

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,

yok edin insanın insana kulluğunu,

                               bu dâvet bizim....

 

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

ve bir orman gibi kardeşçesine,

                               bu hasret bizim...

 

Bu memleket, bu ülke, bu Türkiye bizimdir…

 

“Vekalet Terörü” için kol kola olan PKK, FETÖ ve DAEŞ gibi terör örgütlerine rağmen, bu ülke bizimdir. Solcusuyla sağcısıyla, dindarıyla dinsiziyle, milliyetçisiyle ulusalcısıyla, Atatürkçüsüyle Hilafetçisiyle, laikleriyle anti laikleriyle bu ülke bizim.

 

O gece, yani 15 Temmuz gecesi evinden iki rekat namaz kılıp çıkan ile, “memleket elden gidiyor” deyip, meyhaneden iki tek atıpta tankların altına yatanlar bizim, bu ülkenin vatansever çocuklarıdır.

Darbe/işgal girişiminden 6 ay sonra referanduma giden, demokratik yolculuğuna devam eden bu ülke bizimdir. Dün, FETÖ’nün din istismarcılığına kanıp “himmet sofralarına” İslam’a hizmet adına yardım eden bu insanlarda; şehit ve gazilerimiz başta olmak üzere, dünyada ne kadar mazlum insan varsa Halep gibi, Gazze gibi Mymar gibi zulüm altında inleyen insanlara gönül sandıklarından çuval çuval, akçe akçe yardım eden insanlarda bizimdir…

 

Bu oyun bozulacaktır. Referandumda milletimizin “evet oyu” bu oyunu bozacaktır.

 

Türkiye üzerinden her demde oyun kuran emperyal güçler ve onların yerli işbirlikçileri Türk Milletinin feraseti, cihangirliği, vatanseverliği karşısında kesin olarak yenilecektir.

 

Referandumda “Hayır Cephesinde” olanlar da bizimdir. Onlar, bu ülkede küçük kalacak hayır oylarıyla, milletimizin gönül ikliminden verilen “evet oylarının” kıymetini artırmak gibi bir görev üstleniyorlar.

 

Dünyada hiçbir ülke ve hiçbir millet yoktur ki; darbe/işgal girişiminden 6 ay sonra demokratik yolculuğuna devam etsin. Bunu yapan bu millettir.

 

Darbeden referanduma uzanan bu ülkenin hikayesi, tarihsel birikimine baktığınızda da her seferinde zümrüdü anka kuşu gibi yeniden küllerinden doğduğunu görürsünüz.

 

Türkiye, referandumda da “evet” diyerek, bir kez daha küllerinden doğacaktır.

 

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI