• 26 Temmuz 2021 07:52

Açtınız bir fabrika, ya sonrasında derlerse bu fabrikayı açamazsın !


Bu yazımda, önemli iki hukuk ilkesine yer vermek istedim. Yaşamımız bu terimlerle sürekli hasbihal ediyor. "Hukuki güvenlik ilkesi ve hukuki belirlilik ilkesi"

 

Bu iki terim insan hayatında önemli yer teşkil ediyor. Günümüz hukukunun parçası olarak görülse de muhakkak ki diğer hukuklarda da yer bulmuştur.

 

Bu ifadeler ayrı gibi. Ancak, bağlantılı. Açıklamaya çalıştığımız konu teknik bir konu gibi görünse de; ifade ettiğimiz üzere hayatımızın bir parçası.

 

Bu arada konu pek çekici gelmeyebilir, ancak tartıştığımız pek çok konunun da özü. Unutulan ve dikkate alınmayan özü.

 

Başlık teknik olsa da anlatımımızın içeriği salt teori ve kitaba dayanmıyor. Bu yönden eleştirilere açık. Zihnimizde olanı izah etmek, bilgi ve düşünce aktarımında bulunmak, amacımız.

 

Gelelim bu terimlere.

 

Hukuki güvenlik ilkesi, kuralların sürekli değişikliklere tabi tulmaması, öngörülebilir bir düzen kurulması, öngörülemezliğin yok edilmesi, kurallara bağlılığın sağlanması, kazanılmış hakların korunması, keyfiliğin önlenmesi, hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ve yaşanılabilir ve güven içinde bir hukuk sistemi ve yaşam düzeni oluşturmaktır.

 

Hukuki güvenlik ilkesi, devletin kural koymasında ve bu kuralları uygulamasında konulan sınırdır, bir diğer yönden. Sınırsız davranmak hukuksuz şekilde kişilere zarar verebilir. Bu sınırlı olma, devletin zaafiyete uğraması değildir. Kişilere verilen güvendir. Mevcut kanunlarıma, kurallarıma uyarsan sana bir şey yapmam demektir.

 

Hukuki güvenlik sadece adliye binalarının sorunu değildir. Sadece adliye koridorlarında koşuşturan insanların ve yargı mensuplarının ve savunucuların düşündüğü, dikkate aldığı, uyguladığı, uygulamaya çalıştığı ve savunduğu bir husus değildir.

 

Hukuk güvenliği, çalışmanın, kazanmanın, biriktirmenin, elde etmenin ve ekonominin anahtarıdır. Elde ettikleriniz, kazanılmış haklarınız, hukuki güvenlik ilkesi yoluyla koruma altındadır. Bir müteşebbis yatırım yaptığında, fabrika açtığında, bir işçi işe girdiğinde, iş yaptığında, herhangi bri kişi bir şey yaptığında, bunlar bu davranışlarını, çalışmalarını, varlığını ve işlerinin devamını bu hukuki güvenliğe emanet eder. Müteakiben, yarın ne olacağından bu sayede endişe etmezler.

 

Hukuki güvenlik ilkesi gereği, kurallar geçmişe uygulanmaz. Her ne kadar istisnaları var denilse de; öncekilere, önceki davranışlara, bunlardan sonra çıkmış kurallar uygulanmaz. Yoksa, herkes o an yaptığı hukuka uygun olsa da, bunları yapmaktan sonra sonra endişe etmeye başlar.

 

Önemsiz değildir bu. Çalışmanız, işiniz, yatırımınız ve yaşamınız etkilenir bundan. Açtınız bir fabrika, ya sonrasında derlerse bu fabrikayı açamazsın ! Halbuki açtığınız anda kurallar açabiliyorsun diyordur. Buna rağmen, sonra aksi belirtilirse bir ihlal vardır burada. İhlal edilen ilke hukuki güvenlik ilkesidir.

 

Buradan hukuki belirlilik ilkesine geçelim.

 

Hukuki belirlilik ilkesi Meclis'in temelidir. Kanunlar buna dayalı olarak çıkartılır.

 

Hukuki belirlilik, açık ve belirli kurallar öngörür.

 

Buna göre, kurallar Meclis tarafından kabul edilir. Vatandaşlara duyurulur. Bu nedenle, Resmi Gazete vardır. Başka yayın ve iletişim organ ve kanalları da mevcuttur. Yoksa, insanlar bilmedikleri kuralları nasıl uygulasın?

 

Kural koymanın usulü vardır. Bu usule uymak gerekir. Usule uymadan konulan kurallar geçerlilik kazanmaz. Aksi halde karmaşa doğar, haksızlıklar, kuralsızlıklar ve keyfilikler ortaya çıkar.

 

Alt makamlar da alt mevzuatı hazırlar.

 

Kanunlar ve alt kurallar, kendi ifadelerini bile açıklar, ne olduğunu söyler. Sonra bu kuralların neler olduğu açıklanır. Düzenlemeler yapılır. Burada anlaşılır, açık ve tutarlı bir dil kullanılır. Çünkü, herkes anlamalıdır.

 

Bu sayede, kişiler kuralları bilir, kurallar kişilere gerekli olanı söyler, rehberlik eder, önderlik eder. Esas olan kuraldır.

 

Buraya kadar olan bölüm, devletin, yürütmenin, yani hükümetin ve idarenin bu kapsamdaki esas ve uygulamalarına aitti. Yani, hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkeleri gereği olması gerekenlerdi.

 

Bunun yanında her iki ilkenin, elbette, yargılama, yani mahkeme karar ve uygulamalarında da yeri vardır.

 

Ayrıca, bu kurallar "hukuk devleti" ilkesinin de unsurlarıdır.

 

Bu yazımıza da burada son verirken;

 

Allah'ın selamı üzerinize olsun.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
28Ara

YERLİ OTOMOBİL

24Ekm
23Eyl

IMF BİR ÜLKEYİ NASIL BATIRIR !

23Eyl
19Ara

YENİ VİZYON, YENİ PENCERE