• 23 Nisan 2021 13:37

Jandarma Emin Ellerde…


 

        Jandarma Genel Komutanlığına, orgeneralliğe terfi ettirilen Arif Çetin atandı. Bilindiği gibi 47nci dönem Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler Kara Kuvvetleri Komutanlığına atanmıştı.

        Kamuoyunun beklentisi, iki yıl evvel korgeneralliğe terfi ettirilen Ata Kalkan’ın bu göreve getirilmesi yönündeydi.

         İki yıl evvel, Arif Çetin de, Ata Kalkan da korgeneralliğe terfi sırasında iki tümgeneraldi. Kadroların müsait olmaması nedeniyle birisi korgeneral olacaktı. O yıl Ata Kalkan korgeneral oldu ama Yüksek Askeri Şurası Arif Çetin’i de feda edemedi, “sen bir yıl bekle” denildi. Ertesi yıl, Arif Çetin de YAŞ kararıyla korgeneralliğe terfi ettirildi.

         Arif Çetin de, Ata Kalkan da Kara Harp Okulundan çok sevdiğim devre arkadaşlarımdı. O yıllarda her ikisiyle de çokça vakit geçirdiğimiz samimi arkadaşlıklarımız oldu. Söylemek istediğim, her ikisini de yakından tanırım.

        Ata Kalkan’ın da, Arif Çetin’in de; vatanı, milleti, bayrağı, devleti ve inancı uğruna gözünü kırpmadan canlarını feda edebileceklerini söyleyebilirim.

        Ata Kalkan’ın daha kibar, Arif Çetin’in daha sert ve kararlı bir yapısı vardı. Ancak her ikisi de tipik Anadolu Delikanlısıydı.

        Her ikisi de; imanlı-inançlı, Türk Milliyetçisi insanlardı.

 

       Jandarma Genel Komutanlığına niçin Arif Çetin Getirildi?

 

       Komutan, “lider” demektir.

        Harp okullarında, nasıl iyi “komutan – lider” olunur dersleri veriliyor elbette.

        Eğitimle bir insanı lider yapamazsınız ancak doğuştan gelen liderlik özelliklerini geliştirebilirsiniz.

        Liderleri de olağanüstü şartlar ortaya çıkartır. Yani olağan şartlarda kimlerin liderlik özelliği taşıdığını göremezsiniz.

        28 Şubat süreci Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğini gün yüzüne çıkartmıştır.

        Kanuni Sultan Süleyman döneminde olsaydı,  Atatürk’ün liderliğini göremeyecektik.

        Askerlikte çok sık kullanılan bir söz vardır; “en kötü karar dahi, kararsızlıktan iyidir.”

        Bu söz aslında liderliğin en temel öğelerinden biridir.

         Olağan şartlarda her şey kurulu saat gibidir, akışı etkileyecek kararlar vermek durumunda kalmazsınız. Zirveye giden yol, biraz çalışmaktan biraz da başkaca etkenleri lehinize çevirmekten geçer.

        Buhran anında zirveye, gerçekten hak edenler çıkar. Ordu komutanı Kazım Karabekir, rütbeleri sökülmüş Mustafa Kemal’e tabi olur.

        Arif Çetin’i öne çıkartan; 15 Temmuz akşamı büyük dirayet göstererek süratle karar vermesi ve liderlik tavrını ortaya koymasıdır ki, askerlikte bundan daha önemli bir husus olamaz.

        Orgeneral Çetin, Harp Okulu yıllarında iken de mevzubahis; vatanı milleti, bayrağı ve devleti ise kendi adına hesap yapmaz, sonunu düşünmezdi.

       Ne derler; “sonunu düşünen kahraman olamaz”

       O sonunu düşünmediği için gerçek bir kahramandır.

       15 Temmuz akşamı kendi geleceklerinin hesabını yapanlar, o gece saat 3’ten sonra hain kalkışmanın başarılı olamayacağını anlayarak U dönüşü yapmalar şu an içerdeler.

        Hakkıyla orgeneralliğe de terfi ettirilen Arif Çetin’in Jandarma Genel Komutanlığına getirilmesi kanaatimce tam isabet olmuştur.

         Keşke 40 yıllık arkadaşı, kardeşi Ata Kalkan da emekliliğini istemeseydi. İkisi birlikte Jandarma teşkilatına büyük hizmetler yaparlardı. Söz konusu vatan olunca nefsani davranmaya yer olmamalıdır.

         Kendisinden kıdemli olanlar dahi Atatürk’ün etrafında birlik olmasaydı bu vatan nasıl kurtarılırdı?

         Devre arkadaşım Arif Çetin’e; yolun açık, bahtın açık olsun, yeni görevin; vatana millete hayırlı olsun diyorum. Seninle gurur duyuyoruz.

 

 

         Zekai Aksakallı’nın ataması

 

        Medyada yazılıp- çizilenler doğruysa hoş bir şey değil elbette.

        Ancak normal prosedüre bakılırsa, Zekai Aksakallı’nın 2 nci Kolordu Komutanlığına atanmasında hiçbir anormallik yoktur. Basında konuşulduğu gibi, tenzil-i rütbe asla söz konusu değildir.

        Özel Kuvvetler Komutanlığına, kurulduğundan bu yana tümgeneral seviyesinde atamalar yapılmıştır. Zekai Paşa 4 yıl süre ile bu görevde kalarak ÖKK’lığı görevini en uzun yapanların başında geliyor.

         Üstelik kendisi de bu göreve tümgeneral olarak atanmış, 3 yıl bu rütbeyle ÖKK’lığına komuta etmiştir.

         Korgeneral olduktan sonra mutlaka kolordu komutanlığı yapması icap ediyor. Orgeneral olduktan sonra da ordu komutanlığı yapması gerektiği gibi...

         Silahlı Kuvvetlerdeki prosedürü Zekai Paşa çok iyi biliyordur.

Kolordu Komutanlığı bir üst görevdir. Kolordu Komutanlığı yapmadan mı orgeneral olacaksınız?

         Zekai Aksakallı da benim gözümde kahramandır.

         Atatürk’ün; “Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum” emri bir liderlik dehasıdır. Böyle bir emri liderlik özelliği olmayan hiç kimse veremez.

         15 Temmuz akşamı, Zekai Paşa’nın Atatürk’den ders alarak, kendi liderlik özellikleri ile mecz ettiğini görüyoruz. Emrindeki Astsubay Ömer Halisdemir’e bir şekilde ölmeyi emrediyor.

        Bu tür dirayeti gösteremeyenler, Zekai Paşa’nın eteğinden çekiştirmesinler.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!