• 23 Nisan 2021 15:25

Sınıfsız Toplum veya Tam Eşitlik Mümkün Müdür? (1)


~~Sınıfsız Toplum veya Tam Eşitlik Mümkün Müdür? (1)

Marksizm’in kurucusu Karl Marks’ın kapitalizm eleştirileri haklı görülmüş ve özellikle de mutlak müsavat (tam eşitlik) sözleri çok revaç bulmuştu. Bu sözlerin etkisi ile bir çok sosyal ve siyasal görüş ortaya çıkarak hamasi nutuklardan geçilmemektedir.
Kapitalizm eleştirisi yapılırken çoğu zaman hak verdiğimiz bu eşitlik edebiyatını yapan yazarlar “sosyalizmi” veya onun ardılı olan “Marksizm’i” savunurken haklı mıydı acaba? Buna cevap vermeye çalışalım.
Kapitalizm’in bir gün çökeceğini ve insanların bu modern köle uygulamasından kurtulacağını Bediüzzaman da öngörmüştü. Fakat Marks’ın sınıfsız toplumunun aksine “malikiyet ve serbestiyet devrinin” geleceğini söylemiştir. Ecir yani “ücretli dönem” adını verdiği kapitalizmde suiistimallerin o derece aşırı seviyelere vardığını “bir sermayedar, kendi yerinde oturup, bankalar vasıtasıyla bir günde bir milyon kazandığı halde; bir biçare amele (işçi veya ücretli) sabahtan akşama kadar, tahtelarz (yeraltında) madenlerde çalışıp kut-i lâyemut (ölmeyecek kadar) derecesinde on kuruşluk bir ücret kazanıyor” şeklinde örnek vererek izah etmiştir.
“Beşer (insanlık) edvarda (eski devirlerde) esirlik istemedi, kanıyla parçaladı. Şimdi ecir olmuştur; onun yükünü çeker, onu da parçalıyor” diyen Bediüzzaman’a, şimdi bilim adamları ve hatta siyasetçiler de sahip çıkarak desteklemekle birlikte bazen sosyalist düşünce ile paralellikler kurarak hataya düşmektedirler.
Lemalar isimli kitabının 22  bölümünde Bediüzzaman; insanlığın yaratılış hikmetinin müsâvât-ı mutlaka (tam bir eşitlik) kanununa aykırı olduğunu ifade ederek, insanın duygularına ve kuvvelerine bir sınır konulmadığını, serbest bırakıldığını, bu sayede binler nevîleri sümbül verdiğini söylemiştir.
Sadece müsâvât-ı hukuk mesleğini yani hukuk önünde eşit olunması gerektiğini savunan Bediüzzaman, Marksistlerin öngördüğü sınıfsız toplum anlayışının yaratılış kanunlarına aykırı olduğunu Risale-i Nur Külliyatı’nın muhtelif yerlerinde izah eder.
Cumhuriyet kanunlarının eşitlik esasına dayandığı  iddiasıyla Bediüzzaman Said Nursi’ye hücum edilmiştir. Özetle “hocalık” unvanını çok görerek “şimdiki hükûmetin kanununda, vazife haricinde bir meziyeti, bir fazileti kendine takıp, onunla bir kısım millete tahakküm edip nüfuzunu icra etmek, müsavat esasına istinad eden cumhuriyetin bir düsturuna münâfîdir. Sen neden vazifesiz olduğun halde elini öptürüyorsun? Halk beni dinlesin diye hodfuruşane bir vaziyet takınıyorsun?” diye mahkemelerde kendisine sorarlar. BediüzzamanIn cevabını yarına bırakalım..

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!