• 23 Nisan 2021 08:12

Harp Hiledir (2)


Bu dönemde askerlerin ve komutanların durumu fevkalade kötü idi. darbeci ve Feto’cu komutanlar, askeriyenin canına okumuş her türlü manevi değerin içine kibrit suyu dökmüştü. Ordumuzun manevi temellerini sarsmak için namaz kılan, oruç tutan, içki içmeyen ve eşi başörtülü olan askerleri acımasızca ordudan atıyordu. Feto’cular ise mevcut durumu fırsata çevirip nerede namaz kılan ve dahi dinine bağlı asker var ise İslamiyet’ten uzaklaştırıp, namaz kılmaktan alıkoyup aldatarak, örgütüne dâhil etmeye çalışıyordu. Bu yüzden benim gibi direnen ve dini konularda taviz vermeyen 10 binden fazla askeri ordudan attılar. O günleri kitaplaştırıp Vehbi Horasanlı adı ile “Bahriye’de 15 Yıl” isimli kitabımla neşrettim. İsteyen alıp okuyabilir o günlerdeki hali pür melalimizi görebilir.
İşte bu dönemlerden geçip önümüze altın tepsi ile gelen fırsatları kaçırdık. Şimdi bunun ceremesini çekiyoruz. O halde bu Amerikan darbecisi ve Feto’cu askerlerin dolmuşuna binip dolduruşuna gelmeden hareket etme mecburiyetimiz var. Artık uyanma vaktidir. Bu zamanda bir askerimiz hatta bir kurşun dahi çok pahalıdır. Bunu mümkün olan en az zayiatla yapmak zorunluluktur. Bu nedenle “ateşkes” anlaşması ile önümüze çıkan fırsatlardan yararlanıp bu çok canımızı yakmış Suriye Savaşına bir son vermemiz gerekiyor. İşte şimdi savaşların kurallarını iyi bilmek ve uygulamak zorundayız.
Savaşların en büyük kuralı ise şudur: Resulullah (asm), "Savaş bir hiledir" buyurur (Müslim, Cihad, 17; Tirmizi, Cihad, 5). Bu hadisi bazıları savaşta her türlü yalan, iftira ve zulüm gibi şeylerin mübah olduğu şeklinde anlamaya çalışmıştır. Asla ve kat’a! bu doğru değildir. Zira tarihte sabit olan odur ki, Resulullah, asla yalana tevessül etmemiştir. Bir Müslüman her ne suretle olsun zulüm yapamaz. Zerre kadar bir günahın dahi karşılığını göreceğini bilir.
Bununla birlikte düşmanı aldatabilecek harp oyunları uygulanmıştır. Daha az kayıp vermek ve düşmanın direncini çabuk kırmak için böylesi gereklidir. Başka yere sefer düzenliyormuş havası verip, asıl hedefine birden yönelmesi, Mekke'nin fethi öncesi, gece on bin yerde ateş yaktırması gibi durumlar buna örnek olarak verilebilir.
Yine, ecdadımızın; savaşlarda uyguladığı, bozguna uğramış gibi yapıp, düşmanı çember içine almak, soba borularını top gibi kale mazgallarına dizmek vs, bu hallerin hepsi "savaş bir hiledir" sözünün örnekleridir. Savaşta hile yapmayı bu anlamda değerlendirmek gerekir.
Savaşlarda galip gelmenin en sağlam yolu, imanlı asker yetiştirmektir. “Ölürsem şehit kalırsam gazi” anlayışı ile nice zaferler kazanmış bir ordumuz var. "Nice az topluluklar, nice çok topluluklara Allah'ın izniyle galip gelmiştir." (Bakara, 2/249) ayetini bihakkın yerine getiren şanlı ecdadımızdan gereken dersleri almak zorundayız.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!