• 27 Temmuz 2021 20:15

Ayasofya ve Medresetü’z Zehra (2)


Bediüzzaman’ın yerine getirilen taleplerinden ilki ezan meselesiydi. Adnan Menderes’in ilk icraatı da bu konuda olmuş aslı yasaklanan ezan; orijinal şekliyle tekrar okunmuştur. Ezan kararında, M. Kemal ve İnönü döneminin üçüncüsü olan Demokrat Parti kurucusu ve üçüncü cumhurbaşkanı Celal Bayar açısından biraz temkinli olunması yönünde bir gayret olsa da, Menderes her türlü riski göze almayı ve yasağı kaldırmayı başarmıştı.
İşte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan aynı Adnan Menderes gibi en azından Ayasofya konusunda kararlı adımlar bekliyoruz. Aksi takdirde seçim sandıklarında vermiş olduğumuz oylar helal olmaz. Ruzi mahşerde yakasına yapışılacağından şüphesi olmasın…
Bediüzzaman Said Nursi, ezan konusunda atılan bu adımı çok önemser, tarihi bir karar olarak memnuniyetini belirtir. Anadolu’nun bağrına saplanan, kalbine isabet eden ve manevi gücünü imhaya yönelik geçen döneme karşılık yeni hamlelerin devamını ister.
Emirdağ Lahikası isimli kitabında bu konuya şöyle değinmektedir: “Nasıl ezan-ı Muhammediyenin (a.s.m) neşriyle Demokratlar on derece kuvvet bulduğu gibi, öyle de, Ayasofya'yı da beş yüz sene devam eden vaziyet-i kudsiyesine çevirmektir. Ve âlem-i İslam’da çok hüsn-ü tesir yapan ve bu vatan ahalisine âlem-i İslâmın hüsn-ü teveccühünü kazandıran, bu yirmi sene mahkemeler bir muzır cihetini bulamadıkları ve beş mahkeme de beraetine karar verdikleri Risale-i Nur'un resmen serbestiyetini dindar Demokratlar ilân etmelidirler. Tâ, bu yaraya bir merhem vurmalı. O vakit âlem-i İslâmın teveccühünü kazandıkları gibi, başkalarının zalimane kabahati de onlara yüklenmez fikrindeyim.
Dindar Demokratlar, hususan Adnan Menderes gibi zatların hatırları için, otuz beş seneden beri terk ettiğim siyasete bir iki gün baktım ve bunu yazdım”
İşte bu mektubunda geçen ve gerçekleştirilen diğer bir talebi de Risale-i Nur eserlerinin devlet eliyle basılmasıdır. Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığının bu eserleri basmasının önemini defalarca izah eden Bediüzzaman, Âlem-i İslam’ın bu vatanda yaşayanlara karşı hürmet ve muhabbetinin artacağını ifade etmektedir.
İşte bu konuda Erdoğan’a duacıyız. Allah, bunun gibi güzel icraatlarından dolayı Cumhurbaşkanımızdan razı olsun. Bu önemli talep yerine getirilmiş ve Diyanet aracılığı ile bütün yurtta basılarak dağıtımını yapılmıştır. Lakin yapılacak daha çok işler vardır. İşte Ayasofya’dan sonra en önemli mesele Doğu illerimizde kurulması gereken ve en ince detayları ile Bediüzzaman’ın eserlerinde bahsedilen Medresetü’z Zehra’nın kurulması gerekmektedir.
Hadi Ayasofya’yı açmaya gücün yetmedi, bunu anladık fakat bu çok hayırlı işte niçin geri kalınır, bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Belli ki yine İlke ve inkılapların başlarında yer alan “Tekke ve medreselerin kapatılması” kanununa tosluyorlar. Peki, Bu kanun Allah’ın emri midir? Değiştirilemez mi? Bir yöneticinin almış olduğu karar sonsuza kadar uygulanmak zorunda mıdır?
Allah, hükümetimize ve yöneticilerimize bu mübarek ramazan ayındaki manevi bereket hürmetine güç kuvvet ve cesaret versin. İslam düşmanlarını da kahru perişan eylesin…
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!