• 18 Nisan 2021 16:56

Askeri Okuldaki Libyalı Öğrenciler (3)


Kaddafi, birkaç yıl önce Libya’da meydana gelen olaylardan dolayı öldürüldü. Niye yalan söyleyeyim bu zalim için hiç acımadım. Şimdi yapmış olduğu zulümlerin cezasını çekiyor. Kabir ve sakar cezası cehennemden önce görülecek çok fena bir yerdir. Rabbim cümlemizi muhafaza etsin…
Ramazan ayında dua etmek, huşu ile ibadet etmek gerekirken böyle acı olayları dile getirmek hiç hoş değil. Lakin yaşanmış bu acıları dile getirerek sanki bir rahatlama duyuyorum. Zalimin zulmünü haykırmak bana tarifinden aciz kaldığım büyük bir haz veriyor. Bu nedenle unutulmasını istemediğim ve önemli dersler çıkarılabilecek bu ibretli hatıraları anlatmayı borç biliyorum.
Hazır konu açılmış iken Libyalı sınıf arkadaşlarımla yaşadığım güzel bir hatıramı da paylaşayım. Ne zaman birisine eğlenceli bir hikaye anlatmak istesem bunu anlatırım: 
Libyalı sınıf arkadaşlarımdan Muhammed Mahmud, son sınıfta namaz kılmaya başlamıştı. Bu arkadaşım, benden kendisini sabah namazına kaldırmamı istemişti. Ben de memnuniyetle kabul etmiştim. Zira sadece Ramazan ayında değil artık devamlı olarak namazını kılacaktı.
Fakat bu iş bir hayli sıkıntıya yol açmıştı. Zira Mahmut, bir türlü derin uykusundan uyanmak istemiyordu. Ne kadar uğraşırsam uğraşayım bir türlü uyanmıyordu. Hatta koğuştaki bütün öğrenciler uyanıyor, bizimki bir türlü uyanmıyordu. Bu işin böyle devam etmeyeceğini zira bir türlü uyanmadığını söyleyince, benden tekrar uyandırmamı rica etti.
Bende “günah benden gitti diyerek” sabahleyin yine uyandırmaya gittim. Fakat “çare yok” Mahmud, bir türlü uyanmıyordu. Burnunu sıkıyor, göz kapaklarını kaldırıyorum hatta tokat atıyorum, nafile. Adam bir türlü uyanmıyor.
Neyse güç bela bir iki defa uyandı. Fakat ben bu işi daha fazla yapamayacağımı söyledim. Çünkü diğer öğrenciler bu uyandırma faslından bayağı rahatsız olduklarını söylediler. Mahmud, bu sefer başka bir yol denememi ve “su” yardımı ile uyandırmamı söyledi. “Suyun kaldırma kuvvetinin” aynı zamanda bu işe yarayacağına aklım ermemişti ama “deneyelim” dedim ve sabah namazı için tekrar uyandırmaya gittim.
Abdest aldıktan sonra avucuma su dolduruyor yatakhaneye gidinceye kadar elimde kalan suyu taşımaya çalışıyordum. O sabah inanılmaz bir şey oldu. Bizim bir türlü uyanmayan Mahmud, yanaklarına bir iki damla su damlayınca birden uyanıverdi. Ben bu işe önce inanmadım, ertesi gün bakalım ne olacak diye merakla bekledim. Fakat tokatla, yumrukla uyanmayan Mahmut bir-iki damla su ile çok kolay bir şekilde uyanıyordu. Bana namaza kaldırdığım için teşekkür ediyordu…
Tıpta böyle bir şeyin yeri var mıdır? Bilmiyorum ama suyun kaldırma kuvvetinin bu kadar etkili olduğunu da böylece öğrenmiş oldum. Uykusu ağır olanlara bir de bunu tavsiye ediyorum. Tecrübe ile sabittir, en derin uykuda olanları bile kolayca uyandırmaya yetiyor, vesselam…
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!