• 23 Nisan 2021 21:26

Askeri Okuldaki Libyalı Öğrenciler (1)


1980’li yıllarda Bahriye mektebinde her sınıfta 30 olmak üzere toplam 150 Libyalı öğrenci vardı. Bir yıl hazırlık sınıfında okurlar daha sonra bizimle birlikte Türkçe olarak dersleri takip ederlerdi.
Libyalı öğrencileri ve özellikle bazı arkadaşlarımı aradan 35 yıl geçmiş olsa bile hala unutamadım. Bu öğrencilerden Salim isimli bir arkadaşım vardı. Bir üst sınıftan bizim sınıfa kalmış bu öğrenci, beş vakit namazını açıktan kılar hiç kaçırmazdı. Kendisi ile samimi olmasak dahi selamlaşır, birbirimize dua ederdik. Zira Türk öğrenciler içinde ona benzeyen bir tek ben vardım.
Sınıf içinde bazı mübarek gün ve gecelerde namaz kılan öğrenciler olsa da kısa zamanda Feto’cular tarafından ikaz edilir devamlı surette namaz kılmasına mani olunurdu. Çünkü onlara göre açıktan namaz kılmak büyük bir hata idi. Fetoculara göre; komutanların gözünde “irtica” suçlamasına maruz kalınmak ve daha kötüsü askeri okuldan atılma tehlikesi vardı. Nice insanı işte böyle dinden uzaklaştırdılar. Allah hem bu Fetocuların hem de onların bu şekilde din yıkıcılığı yapmasına sebep olan faşist komutanların müstehakını versin…
Nice öğrenci arkadaşım namaza başlamış iken işte bu din düşmanı örgütün vesveseleri ile kısa zamanda bundan vazgeçmişti. Kendilerine göre mazeret bulabiliyorlardı. Faşist Darbeci Evren’in neredeyse her gün yaptığı irtica suçlamaları sayesinde namazı terk etmeyi akıllarınca doğru buluyorlardı. Belki de gizli olarak namaz kılanlar vardı fakat bunları göremiyordum. Yalnız kalmanın verdiği bir burukluğu uzun süre yaşamak zorunda kaldım.
Benim içinde namaz kılan birisinin bulunması çok önemliydi zira namaz kılan öğrenciler manevi destek veriyor tek başına kalmaktan kurtuluyordum.
Bahriye mektebinde Cuma namazı diye bir şey yoktu. Kara Harp Okulunda cami var iken Deniz Harp Okulunun tarihi eser niteliğinde olan çok güzel camisi yıkılmış yerine bir şey yapılmamıştı. Birkaç defa spor saatlerinde Heybeliada’da koşuya çıkınca kaçıp namaz kıldığımı bilirim. Bunun haricinde cami, cemaat nedir, tövbe! Hiç kimseye gösterilmezdi.
Türk öğrencilerinin ibadet konusundaki feci durumu böyle idi de Libyalı öğrenciler sanki çok mu iyiydi? Salim dışında sınıfımızdaki hiçbir öğrenci namaz kılmazdı. Nihayet 4. Sınıfa geldiğimizde beş Libyalı öğrenci ve bir Türk öğrenci de namaza başladı.
Fakat Libyalı öğrenciler Ramazan ayı girince bambaşka bir hale girerler; Allah’ın kulu olduklarını ve Allah’a karşı ibadet etmekle yükümlü olduklarını bildiklerini gösterirlerdi. Libyalı öğrencilerin tamamı oruç tutar hatta Ramazan ayı boyunca namazlarını kılmaya başlarlardı. Ramazan bitince yeniden eski hallerine döner sanki namaz ibadeti Ramazan ayına münhasırmış gibi tuhaf bir hale düşerlerdi
Sadece Ramazan ayı değil bütün bir ömür boyunca ibadet etmekle yükümlü olduğumuzu özellikle namaz gibi ibadetlerin boynumuzun borcu olduğunu ne Libyalı öğrenciler ne de halkımızın büyükçe bir kısmı biliyor. Belki de bildikleri halde bilmezliğe getiriyorlar. Namaz gibi insanın Rabbi ile temas kurması ve bütün canlıların önünde Allah’a muhatap olması gibi bir şeref ve makamın farkında değiller.
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!