• 31 Temmuz 2021 09:47

Amerikalı Kadınlar İki Gelir Tuzağına Dikkat Çekiyor (3)


Venker tıpkı Warren gibi iyi bir kariyer yapmış. Lisanslı evlilik-aile terapisti ve özel bir muayenehanesi var.  Yirmi beş yıllık başarılı bir radyo yayıncılığı tecrübesi ve New York Times çoksatarları arasında yer almış yedi adet de kitabı bulunuyor. Bir internet sitesinde köşe yazıları yayınlanıyor. Aynı zamanda terk ve ihmal edilmiş çocuklar için çalışan bir vakfı yönetiyor.  Vakfı için para toplamak amacıyla mücevherat tasarlıyor ve imal ediyor. Ama hep evdeki anne olmayı sürdürmüş ve bunu övünerek ifade ediyor. 
Venker, yazarlığı herkes uyurken, sabah 5’te yapıyor. Radyo yayıncılığını, önceleri, tüm gün çocuk bakımı ile uğraştıktan sonra, sonraları da oğlu okuldayken gün ortasında yapmış. Başka bir ifadeyle, anneliğini tam yapabilmek için kariyerini buna göre planlamış. Eğer, doğru yapma kararlılığı gösterilirse bunun kolayca başarılabilecek bir şey olduğunu eserleri ile ispatlamaya çalışmış. Kısaca annenin ve aile sevgisinin odakta olması sayesinde hayatın mutlu olduğunu söylüyor.  
Üniversiteli genç bir kız Venker’in imza gününde kendisini niçin akademik unvanları ile tanıtmadığını sorar. Niçin başarılarından önce anneliği ile kendisini tanımladığını, hâlbuki üniversitede kendisinden akademik başarılarından dolayı çok bahsedildiğini söyler.   Öğrencisine; oğlunun annesi olmanın en ödüllendirici bir başarı olduğunu anlatıyor ve anne olmanın verdiği çok güzel duyguları yaşaması gerektiğini ifade ediyor.
Çocuklarımızı yabancıların bakımına emanet etmenin niçin kabul edilebilir bir şey olmadığını “iki gelir tuzağı” kitapları çok güzel bir şekilde anlatmaktadır. Bu hanımefendilerin insanlığa, ailelere, evliliklere ve kadınlara katkısı çok büyüktür.
Bizden yalan söylememizi isteyen bir seküler yaşam biçimi dayatılmaktadır. (Seküler yani modern ve sadece dünya için yaratılmaya inanmak). Bu kültürde hakikati söylemeye çalışanlar ne yazık ki “9 köyden kovulmaktadırlar”. Çocuklarla kariyerler arasındaki çatışma mutsuzluk pahasına da olsa daima kariyeri öne çıkarmaktadır.
Bu yazının öncelikle hitap ettiği kadınları üç grup içinde değerlendirebiliriz:
1. Şu an evde çocuklarıyla birlikte olan ve yapmakta oldukları işe dair desteğe ihtiyacı bulunan anneler.
2. İşlerini bırakıp bırakmama hususunda çatışma yaşayan veya iş-aile hayatları çekip çevrilemez hâle gelen anneler.
3. Henüz anne olmayan, ancak vakti geldiğinde işle aileyi nasıl dengeleyeceklerini bilmek isteyen kadınlar.
Ülkemizde “iş ile evi birlikte götürme” kavramı, göklere çıkarılmaktadır. Fakat çocukların ihtiyaçlarının yetişkinlerin heves ve arzuları ile çatıştığı gerçeğini unutmamak gerekiyor. Kadınların aile ve işi bir arada götürebileceği, zorlu kariyerleri sürdürebileceği, harika çocuklar yetiştirebileceği ve bütün bu hengâmeden sonra akıl sağlıklarının sarsılmayacağı fikrinin sahte olduğunu artık bizim de anlamamız gerekiyor.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!