Reis vefalıdır… En büyük ödülü Bahçeli’ye vereceğinden kimsenin şüphesi olmasın!... - Mustafa Toygar
  • 23 Eylül 2021 21:29

Reis vefalıdır… En büyük ödülü Bahçeli’ye vereceğinden kimsenin şüphesi olmasın!...


  

       

        Dönüp arkamıza baktığımızda Reis’in ne kadar vefalı bir lider olduğunu görürüz. Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum! Ancak, sadakat ve tam itaat şartıyla, aksi halde gözünüzün yaşına bakılmayacağını da bilmeniz gerekiyor.  “Hayır değildir “ diyenlere de saygım vardır. İsterseniz ben bir kaç tane vefa örneğini sıralayayım siz de kararınızı verin!...

       Erkan Mumcu; ANAP'ın genel başkan yardımcısıydı ve 1999'da kurulan Türkiye Cumhuriyeti 57. Hükümeti kabinesinde Turizm Bakanı olarak yer almıştı. ANAP'ta yeniden dirilişi sağlayacak genel başkan adayıydı. 2002 Seçimlerine giderken bazı arkadaşlarıyla birlikte partisinden istifa ederek AKP’ye katıldı ve milletvekili oldu. ANAP seçimlerde dibe vurdu, barajın altında kaldı. Reis, bu hizmetini karşılıksız bırakmadı, Mumcu’yu Milli Eğitim Bakanı yaptı.

        Numan Kurtulmuş; HAS Parti genel başkanı olarak AKP’ye en ağır eleştirileri yapıyordu. Öyle yenilir-yutulur eleştiriler değildi. Numan Kurtulmuş konuşmasını bilen adamdı, hitabeti iyiydi… Milli Görüş hareketini yeniden toparlayacak kapasiteye sahipti. Reis ona da bir davetiye çıkarttı; “Gel kardeşim sen de ödülünü al!” dedi. Kurtulmuş, HAS Partiyi kapattı ve AKP’ye katıldı. Tabii, “dava arkadaşlarım“ dediklerini yarı yolda koyarak. Evet, o da ödülünü aldı Başbakan Yardımcısı olarak…

       Tuğrul Türkeş; Alparslan Türkeş’in oğlu, babasının vefatından sonra bir süre MHP Genel Başkanlığı yapmıştır. Devlet Bahçeli karşısında kaybedince MHP’den ayrılarak kendi partisi Aydınlık Türkiye Partisi'ni (ATP) kurmuştur. Daha sonra ATP’den de ayrılarak tekrar MHP’ye katılmıştır. MHP Genel Başkan Yardımcısı iken, partisini çok zor durumda bırakarak AKP Genel Başkanı Davutoğlu’nun kurduğu geçici hükümette yer almıştır. O da ödülünü başbakan yardımcısı olarak almıştır.

        Yalçın Topçu; Muhsin Başkan’ın şehadeti sonrası BBP genel başkanı olmuştur. Muhsin Yazıcıoğlu'nun 5 arkadaşı ile birlikte içerisinde bulunduğu helikopter bilinmeyen bir sebeple düşmüştü. “Kaza” denmişti, ancak BBP genel başkanı Yalçın Topçu; “Bu bir kaza değil” demişti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e müracaat edilmişti. Gül, Devlet Denetleme kurulunu harekete geçirmiş, kaza olmadığına dair pek çok delil toplanmıştı.  Daha sonra Malatya'da özel yetkili mahkemeye durum intikal ettirildi. Orada çok önemli çalışmalar yapıldı. Öbür taraftan yurt içinden ve yurt dışından kaza - kırım ekipleri geldi. Yani bu işi bilen teknik adamlar geldi. Helikopterde inceleme yaptılar, parçalarını incelediler, bir sürü çalışma yapıldı. Hatta helikopterden parçaları sökenlerden 8-9 kişi tutuklandı o zaman. Sivil ve asker kişilerden tutuklananlar oldu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Almanya'ya giderken bir açıklama yaptı hatırlarsanız. "Bu helikopterin parçalarını keçiler mi söktü? Elimde CD var." dedi. Onun üzerine biraz hareketlendi mesele. Fakat sonradan ne olduysa özel yetkili mahkemelerden dosya alınarak Kahraman Maraş'a gönderildi. Maraş'ta da Asliye ceza mahkemeleri kuruldu ve bugün itibariyle dosya kapatıldı.

       Yalçın Topçu, bu davanın takipçisi olacağına söz vermişti. Muhsin Başkan’ın şehadeti sırasında partinin genel sekreteriydi. Sonrasında ise genel başkan seçildi. O da bir davet üzerine partiden ayrılarak, geçici hükümette yer aldı ve bugün ödül olarak Cumhurbaşkanlığı başdanışmanlığı görevindedir.

       Süleyman Soylu; Mehmet Ağar’dan sonra DP genel başkanı oldu. DP’yi toparlayacağı düşünülüyordu. Ancak o da aldığı davet üzerine partisini bırakıp AKP saflarına katıldı. Partisi tamamen dibe vurdu. Kendisi önce AKP genel başkan yardımcısı oldu, şimdilerde ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yapıyor. Ödül hiç de fena değil….

         Cemil Çiçek; ANAP’ın kurucularından, bu partide belediye başkanlığı ve bakanlık yaptı. 1998 de ANAP’tan istifa ederek Fazilet Partisine (FP) geçti. Bir ara BBP’ye katılacağı gündemdeydi ama O, 2002 de aldığı davet üzerine AKP’ye katıldı. Çiçek de; Adalet Bakanlığı, Başbakan Yardımcılığı ve TBMM Başkanlığı ile ödüllendirildi.

         Ertuğrul Günay; CHP genel sekreterliği ve milletvekilliği yapmıştır. Bir dönem CHP genel başkanlığına da aday olmuştur. 2007 seçimleri öncesi, O da aldığı davet üzerine AKP’ye geçmiştir. Ödülü, Kültür ve Turizm Bakanlığı olmuştur. Tam itaat sağlayamadığı için daha sonra yeniden bakan olamamış ve partiden ayrılmıştır.

          Bilmiyorum, bu örnekleri uzatmaya gerek var mıdır? Zira daha pek çok örnek verilebilir. Bu kadarı meramımızı anlatmaya yeterlidir diye düşünüyorum.

 

        İnşallah bu listeye Devlet Bahçeli’yi eklemeyiz….

        İnşallah Şunu demeyiz:

         Devlet Bahçeli; MHP’nin Alparslan Türkeş’ten sonraki genel başkanı. Yaklaşık 19 yıldır genel başkanlık görevini sürdürmüştür. Bu süre içerisinde 1999 seçimleri hariç tüm seçimlerde başarısız olmuştur (12 seçim mağlubiyeti). Karşısına çıkan genel başkan adaylarını antidemokratik yöntemlerle bertaraf etmiştir. En son yaptığı alicengiz oyunları ile partiyi yerden yere vurmuş, mahkemelerde süründürmüştür. AKP ile yaptığı işbirliği sayesinde de partinin başında kalmıştır. Bu süreci değerlendiren AKP derhal erken seçim kararı almıştır. MHP’nin barajın altında kalması sayesinde, AKP Anayasayı tek başına değiştirebilecek çoğunluğa erişmiştir.

         AKP’nin oyları ile Anayasa değiştirilmiş, Türk Tipi “Başkanlık Sistemi” getirilmiştir. Yapılan seçimlerde, R. Tayyip Erdoğan Türkiye’nin ilk başkanı olmuştur. Kendisine bu desteği sağlayan Bahçeli de başkan yardımcılığına getirilmiştir!...

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • oguz | 00 0000 00:00

    Mukemmel bir analiz. Bugun susarsak yarin millet olarak aglayacagiz. Onur ve erdemini kaybetmemis insanlar Adalette bulusmali kim olursa olsun...