AK Parti niye kaybetti, nasıl kazanır? (4)

AK Parti 7 Haziran'da 'tek başına iktidar'ı niye kaybetti? Ya da nasıl kazanır? Analizin son bölümü.

PAYLAŞ

SİYASİ TABLONUN ANALİZİ

(www.haberplatosu.com – Özel)  (Tahir ERDEM)

AK Parti 7 Haziran’da “tek başına iktidar”ı niye kaybetti? Ya da 1 Kasım'da nasıl kazanır? Analizin son bölümü.

CHP’NİN DURUMU

7 Haziran Milletvekili Genel Seçimi’nde AK Parti içe kapanarak “savunmacı” bir propaganda taktiği izledi. CHP ise tam aksine kişisel yazgısını aşarak proje odaklı propaganda yöntemleri ile “hücum”a kalktı.

Seçim kampanya süreci biraz daha uzun olsaydı CHP’nin, AK Partili seçmenden daha fazla oy alma ihtimali yüksek olabilirdi. Özellikle “emeklilere ikramiye, taşeron işçilik ve asgari ücret” mesajları Anadolu’da CHP’ye sempatiyi artırmış ancak bu seferlik oya dönüşmemiştir.  Bunun ana nedeni ise sosyal-ekonomik politikaları ile aday profillerinin uyuşmaması ve çoğu yerde mezhepsel aday profili ile halkın karşısına çıkmalarıdır.

DİĞER PARTİLERE GİDEN OYLARIN ANALİZİ        

AK Parti’den diğer partilere giden oyları ise şu şekilde özetleyebiliriz:

2015’te, 2011 seçimlerine göre yukarıda da belirtildiği gibi AK Parti’den HDP’ye yüzde 4 oranında oy kayışı olmuştur.

AK Parti’nin oylarının yüzde 2,8’si MHP’ye 0,4’si CHP’ye kaymıştır. AK Parti seçmeninin 0,8’i ise sandığa gitmemiştir.

Özellikle iç Anadolu ya da Selçuklu coğrafyası olarak tarif edilen bölgede AK Parti’ye tepki olarak MHP’ye giden oylar, iktidar partisi için kritik vekil kayıplarına sebep olmuş, AK Parti’nin tek başına hükümet kuramamasının ve koalisyon senaryolarının yolunu açmıştır.

Selçuklu coğrafyasındaki kritik oy kaybının sebepleri ise şu şekilde özetlenebilir: 2011 döneminde AK Parti’ye oy veren cemaat mensupları ile bunların kısmen etkisinde olan seçmenler bu defa MHP’ye yönelmiştir. Bunun dışında, yolsuzluk iddialarına, Erdoğan'ın politik duruşu ve diline tepki gösteren mutedil seçmen de kendisine en yakın gördüğü parti olan MHP ye yönelmiştir.

SWOT ANALİZİNİ AK PARTİ’DEN DAHA İYİ YAPAN GRUP

 Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne “Paralel Devlet Yapılanması” olarak giren “Gülen Cemaati”ne karşı Recep Tayyip Erdoğan’ın takındığı tavır da küçük de olsa bir başka oy kaybı sebebi olarak önümüzde duruyor. AK Parti ile uzun süre birlikte hareket eden cemaat hem devlet işleyişine hakim oldu hem de AK Parti ve seçmeninin swot analizini belki de AK Parti kurmaylarından bile daha doğru bir şekilde yaptı. Yerel seçimlerde dağınık bir görüntü çizen oy dağılımı bu seçimde tek bir hedefe yönlendirilince istenilen kayıp AK Parti’ye yaşatılmış oldu. Gülen Cemaati’nin, açıkça HDP başta olmak üzere tüm bölgelerde “AK Parti’ye kaybettirecek” aday ve partilere destek vermiş olması; AK Parti-Gülen Cemaati restleşmesinin geldiği, Gülen Cemaati’nin savrulduğu boyutu göstermesi açısından manidardır.

            Ayrıca başkanlık sistemi, halka layıkıyla anlatılamamış, toplumsal bir konsensüs oluşup oluşmadığını bakılmaksızın "Ya olacak ya olacak" tavrıyla ortaya konulmuştur. AK Saray projesi de bu olayın bir parçası haline getirilmiş ve muhalefet tarafından aleyhe kullanılacak "etkili bir malzeme" haline getirilmiştir.

GEZİ OLAYLARI VE “FACİA”LARIN ETKİSİ    

Gezi olayları, buna verilen tepki, olaylarda 8 kişinin yaşamını yitirmesi, AK Parti'de bulunan birçok farklı grubun bloklaşmasına sebep olmuştur. Kendilerini hiçbir zaman AK Partili olarak tanımlamayan ama seçimlerde de oylarını AK Parti'den yana kullanan birçok isim, 2014 yerel seçimlerinde kısmen, 2015 seçimlerinde ise tamamen kopmuştur. 

            Berkin Elvan’a ve ailesine karşı kullanılan yaralayıcı tavır, “Yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevdiğini” sık sık vurgulayan siyasi anlayışın temsilcilerinin, bu konudaki inandırıcılıklarını yitirmelerine sebep olmuş, sadece geniş kitleleri değil “Erdemliler Hareketi”ne gönül veren mütedeyyin kitleyi de yaralamıştır.

Büyük başarılara imza atılan 13 yıllık iktidara rağmen, Ermenek ve Soma “facia”larını önleyecek bir teknik-yasal-bürokratik mekanizmanın kurulamamış olması, bu facialarda sorumluluğu olan bürokrat ve siyasetçilere hesap sorulmaması, partinin kendi tabanında da rahatsızlığa yol açmıştır. Yöneticiler, vefat edenlerin ailelerine tazminat verilmesinin, yaraların sarılmasına yeterli olduğu zehabına kapılmış; acının verdiği duygusallıkla tepki gösteren vatandaş tekmelenerek “Yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevme” mesajı “diskur” seviyesine indirgenmiştir.

ADAY TESPİTİNDEKİ HATALAR

AK Parti, ilk defa 7 Haziran Milletvekili Genel Seçimi’nde aday tespitinde ciddi hatalar göstermiştir.

Aday tespiti ve sonrası aday profiline bakıldığında diğer seçimlere oranla halktan ve teşkilattan uzak, seçkinci bir aday profili ile teşkilatın ve halkın karşısına çıkılmıştır. Basit bölgesel dengeler göz ardı edilmiş, hatır-gönül ilişkileri ön plana çıkmıştır. Danışmanlar, danışman eşleri, akrabalar, strateji kuruluşlarının masa başı unsurları, bürokratik seçkinci yapı AK Parti listelerinde daha fazla yer bulmuştur. Buna rağmen AK Parti’nin 13 yıllık birikimini-performansını baz alan seçmenin bu liste yapısına teveccühü yine yüksek olmuştur. Seçim koordinasyonundan sorumlu teşkilat yetkilileri “Bu seferki adayları istediğimiz gibi çalıştıramıyoruz, halkın karşısına çıkınca çoğu tutuk ve üst perdeden davranıyorlar” diyerek şikayetlerini dile getirmiştir.

SONUÇ:

AK Parti, derlenip toparlanmak, 1 Kasım Milletvekil Genel Seçimi'nde yeniden tek başına iktidar gücüne erişmek istiyorsa, kuruluş felsefesindeki kodlara dönmeli. 2002 ila 2010 arasındaki "devrim" niteliğindeki icraatçı reflekse tekrar kavuşmalı. Ve 4 gün boyunca anlatmaya çalıştığımız hatalarala ilişkin iyi bir sorgulamalı, "yenilenme" refleksi geliştirmeli.

(Bitti)

 

AK Parti niye kaybetti, nasıl kazanır? (1)

AK Parti niye kaybetti, nasıl kazanır? (2)

AK Parti niye kaybetti, nasıl kazanır? (3)

AK Parti niye kaybetti, nasıl kazanır? (4)

Mehmet Şerif

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN