• 23 Nisan 2021 08:51

Reina saldırısının Noel ile bağlantısı neydi?


 

   

 

        39  kişinin hayatını kaybettiği Reina saldırısında gerçek neydi? Yılbaşı-Noel kutlamasını yapanlarla, buna karşı olanlar arasındaki bir gerilimin ürünü müydü? Aslında bu gerilim, sosyal medyada hakarete dahi varmayan hafif yollu atışmalardan öteye giden bir şey değildi.

        Bizim inancımıza göre, masum insanların bu şekilde hunharca katledilmeleri, bırakın Türkiye’yi dünyanın neresinde olursa olsun, bütün insanlığı katletmek anlamına gelir.

        Bu tür sansasyonel terör eylemlerini içerdeki küçük tartışmaların ürünü gibi göstermek, küresel terörizme hizmet etmekten öteye gitmez.

        Sosyal medyada bir gazeteci bozuntusu hainin Ankara-Kızılay’daki canlı bomba eyleminden sonra attığı twiti dolaşıyor; “Türkiye’de kaosun artması hem kötü hem iyi olur. Daha 3-5 canlı bomba AKP Hükümetini tarihe gömer, bu da olayın iyi tarafı. Belki 100-200 insan ölür, tabi ki bu kötü tarafı. Fakat iyi sonucu için Millet serbestçe ölmek için sıraya girer.” Böyle bir ihanet var mı, bu nasıl bir psikopatlıktır anlamak mümkün değil.

        Sosyal medyada bu mesajların daha birçok farklı sürümünü görebilirsiniz. Akıl fukarası insanların bu haince ve sistematik olarak düzenlenen algı operasyonlarına balıklama atladıklarını da görüyoruz.

        Mesela bir başka hain, Kütahya il hakemi Süleyman Belli de facebook hesabından paylaştığı mesaj; “Noldu noel babanız hep hediye getirecek değil ya... İçtiğiniz rakı biralar belki öbür tarafta şefaatçiniz olur dermişim avucunuzu yalayın” Bunlar, toplumu çatışmaya götürmek için kurgulanan ihanet mesajlarından başka bir şey olamaz.

        Türkiye, sahip olduğu coğrafyadan kaynaklı olarak haini bol bir ülkedir. Bir taraftan FETÖ artıkları olmak üzere hainler, 7/24 saat mesai yaparak algı oluşturmaya çalışıyorlar. Biz bu köşeden terör ve terörizmle ilgili pek çok yazı kaleme aldık. FETÖ, PKK, PYD-YPG, DAEŞ gibi küresel terör örgütlerinin müteahhitleri (yüklenicileri) aynı merkezler olduğu için elbette aralarında iş bölümü yapılmaktadır. Mesela, eylemi DAEŞ gerçekleştirir, FETÖ terör örgütü de algı operasyonu işlerini yapar.

 

        Terör eylemlerinin amacı bellidir

 

        Terörün amaçlarını; sosyo-kültürel, ekonomik, siyasal ve psikolojik olmak üzere 4 ana başlıkta ifade edebiliriz.

        Mesela sosyo-kültürel amacı, ülkedeki farklı kültürel altyapı ve dünya görüşüne sahip grupların karşı karşıya getirilmek suretiyle çatıştırılmaya çalışılmaları, dolayısıyla toplumun birlik ve bütünlüğünü, düzenini bozma ve hatta iç savaşa kadar götüren süreci başlatmak olarak ifade edilebilir.

        Terörün diğer amaçlarından burada uzun uzadıya bahsedecek değiliz ancak son eylemin amacı daha çok sosyo-kültürel olduğu için kısaca bahsettik.

        Bir gece kulübü olan Reina’ya düzenlenen terör eylemi son iki yıl içerisinde; Ankara Sıhhiye Meydanı Gar kavşağına, İstanbul Sultanahmet Meydanı, Ankara’da askeri servis araçlarına, yine Ankara Kızılay’da,  İstanbul Atatürk Hava limanı, Kayseri, İstanbul Beşiktaş ve diğer bu tür sansasyonel terör eylemlerinden hiçbir farkı yoktur. Hedef Türkiye’dir.

 

        Türkiye bir savaşın içerisindedir

 

        Kimilerinin Hibrit Savaşları, kimilerinin de Asimetrik Savaş olarak ifade ettikleri yeni bir savaş yöntemi ile karşı karşıyayız.

        Hibrit savaş, açık veya gizli olarak birden fazla savaş vasıtasının belli bir amaç için karmaşık bir biçimde kullanıldığı yeni bir savaş türü olarak tarif ediliyor. Hibrit savaşın açık veya gizli uygulama vasıtaları çok çeşitlidir. Bir ülkenin kara, hava ve deniz sahalarında icra edilebilir. Modern siber savaş yöntemlerinin kara-deniz-hava gibi ülke sınırlaması yoktur. Asimetriktir. Her türlü savaş taktik ve tekniğinin uygulanacağı ‘hibrit savaşı harp alanının boyutları ile sınırlanamaz.

        Asimetrik Savaş, savaşan tarafların güçlerinin bir birine denk olmaması durumudur. Asimetrik savaş, güçsüz olanın daha güçlü olana karşı yürüttüğü gayri nizami harp unsurlarını da içinde barındıran bir savaş yöntemidir. Asimetrik savaşta uluslar arası savaş hukuku geçerli değildir.

        Meydan savaşları dönemi bitti. Amerika ve Avrupa terör örgütlerine milyar Dolar’larla ifade edilen; silah, mühimmat, teçhizat ve ekonomik kaynak aktarıyorlar. Klasik savaş yöntemleri ile elde etmek istediklerini, bu terör örgütleri vasıtası ile elde etmeye çalışıyorlar.

        Terör örgütü kurarak, terör örgütlerini destekleyerek, terör örgütleri vasıtasıyla amaçlarına ulaşmak üzere yaptıkları eylemler toplamını, “yeni savaş yöntemi” olarak ifade edebiliriz. Bu savaş yönteminin adı ilerde ne olur bilemiyorum. Ancak yalnız başına; Hibrit Savaşı ve Asimetrik Savaş olarak da ifade edilemez. Fakat bu yeni savaş yöntemi; Hibrit Savaş Konsepti ile Asimetrik Savaş yöntemlerinden fazlasıyla istifade ettikleri de bir gerçektir.

        ABD Büyükelçisi; Reina ile ilgili bir uyarımız olmadı ancak, Lokantalar, ticari merkezler, ibadet yerleri ve ulaşım merkezleri de dâhil olup bunlarla sınırlı olmamak üzere, özellikle de Batılıların, turistlerin ve ülkede yaşayan yabancıların sıkça ziyaret ettiği bilinen yerlerde, mümkün olduğunca büyük kalabalıklardan ve kalabalık yerlerden kaçının şeklinde uyarılarımız oldu” diyor. İlginç değil mi, nerelerde terör eyleminde bulunulacak ifade etmiş adam!...

        Son 2 yılda bu tür sansasyonel teröre 567 kurban vermişiz. Peki, Kıbrıs Savaşında kaç şehit vermişiz, 498… Klasik savaş yöntemleri içerisinde en zoru ve en çok zayiat verdireni çıkartma harekâtlarıdır. Biz Kıbrıs’a çıkartma harekâtı yapmışız ve verdiğimiz şehit sayısı sadece 498’dir.

 

        Rusya-Türkiye yakınlaşması ve Fırat Kalkanı Operasyonu saldırıları artırdı.

 

        Avrupa ve Amerika, ne Türkiye’nin ne de Rusya’nın güçlenmesini istemiyor. Son yüzyılda, soğuk savaş döneminde, Sovyetler Birliği olarak Rusya, Avrupa ve ABD’nin iflahını kesti. Önceki yüzyıllarda ise Avrupa tüm gücünü Osmanlı’yı Avrupa’dan atmak için kullandı. 

        Rusya’nın da, Türkiye’nin de güçlenmesi Batı’nın korkulu rüyasıdır. Üstelik bir de, Rusya ile Türkiye güçlerini birleştirmeye başlayınca, saldırıların hedefi olmamak mümkün değildir. Uyuyan dev uyanıyor. Bu terör eylemlerini küresel çerçevede okursak üstesinden gelebiliriz, aksi takdirde günlük ülke içi politikalara kurban edersek Türkiye ve Türk Milleti kaybeder. Fitne algılarına aklımızı esir etmeden birlik ve beraberlik içerisinde bu melanetleri aşacağız. Nasıl ki tüm Batı’nın güçlerini birleştirerek yüzyıllarca üzerimize saldırdıkları Haçlı Ordularını alt ettiysek bu saldırıların da üstesinden geleceğiz inşallah.

        Ancak istihbarat zafiyetimiz çok fazla. Büyük devletin istihbaratı böyle olamaz.

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!