• 24 Haziran 2021 19:05

Ayasofya'nın Yeniden fethedilmesi (2)


15 Temmuz 2016'da başaramadılar Elhamdülillah. Halkımız, o sevdayı tar umar etti. Tarihin nesnesi değil tarihin öncüsü olduğumuz 15 Temmuz 2016’da bir daha ispatlanmıştır. İşte mazlum milletlerin sesinin bizim sesimiz olduğu tekrar ispatlanmıştır.
Ayasofya bir semboldür ve bir gün mutlaka açılacaktır, ne mutlu o hizmeti yapan kişiye ve kişilere…
Hükümet; Ayasofya’nın açılması ilgili ciddi bir çaba göstermiyor maalesef. Bunların aklını başlarına getirmek için neler söylemeli acaba? Bu kadar yazı çiziye dağlar olsa parçalanırdı. Fakat yöneticiler; kör sağır ve dilsiz olarak karşımıza çıkıyorlar…
Bu hayırlı iş için bir bakanlar kurulu kararı yeterlidir. Mecliste kanun çıkarmaya dahi gerek yoktur. Çünkü sahte de olsa bakanlar kurulu kararnamesi ile müzeye çevrilmiştir.
Ayasofya’nın açılması vakti artık gelmiştir. Bundan korkmamak gerekir. Avrupa’dan bir itiraz sesi çıksa dünyanın dört bir tarafından bin tane taraftarlık sadası yükselecektir. Zaten Batılıların tepkisi, şu anda içinde bulunduğumuzdan daha fazla bir problem meydana getirmez!
Harikalar asrında yaşıyoruz bakın Bediüzzaman, nasıl ifade etmiş: “Eskiden beri Allah’ın adını yüceltmek, tek vücut olan İslam dünyasının bağımsızlığı ve bekası için kendisini feda etmeye görevli bilmiş, hilafete bayraktarlık etmiş bu İslam devletinin (Osmanlının) felâketi, İslam aleminin gelecektik saadetiyle telâfi edilecektir. Zira, şu musibet, hayatımızın abı hayatı olan uhuvvet-i İslâmiyyenin inkişaf ve ihtizazını (İslam kardeşliğinin yeniden doğup gelişmesini) harikulade tacil etti. Biz incinirken âlem-i İslâm ağlıyor. Avrupa ziyade incitse, bağıracaktır. Şayet ölsek, yirmi öleceğiz, üç yüz dirileceğiz. Harikalar asrındayız üç gün ölümden sonra meydanda dirilenler var…” (Sünuhat)
Marmaray ve Avrasya tünelleri Camilerimizin siluetini bozmayacak şekilde denizaltından inşa edilmiş ve yeni tüneller daha açılmaya çalışılmaktadır. İnşaatı devam eden bu eserler 3 katlı tüp geçit ve Üsküdar yaya geçidi gibi dünyada örneği olmayan muhteşem eserlerdir.
Türkiye’nin büyüme ve kalkınma hızına paralel bir şekilde köprü inşaatları ihtiyacı karşılar mı bilinmez. Ben bunlarında yeterli olacağını zannetmiyorum. Zira yüksek kalkınma potansiyeli ve dinamik genç nüfusu ile daha çok camiler ve köprüler yapmamız gerekir kanaatindeyim. Çamlıca’da yapılan ve İstanbul’a İslam mührünün vurulduğu Cami ile birlikte hükümetimiz çok dua almaktadır. Ayasofya için de dua alacaktır. Rabbim bütün hayırlı ve güzel icraatlarında muvaffak kılsın.
Kıssadan hisse bu olmak gerektir ki; İslam’ın sanat eserleri heykeller değil, camilerdir, köprülerdir, kervansaraylar ve çeşmelerdir. Medeniyet heykeller dikerek zulüm ve cinayetleri taşlaştırarak, adeta halka meydan okumak, onların karşısında serfüru etmek yani boyun eğdirmek değildir. Osmanlı ve Selçuklu ecdadımız gibi insanların hayatını kolaylaştıracak şekilde camiler ve köprüler yapmak ve bunları korumaktır, vesselam…
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!